Ahmet Karaman (1969-2022)

12.11.1969 da Kocaeli’nin Yarımca ilçesinde doğdu. Nurses-Şuayip Karaman‘ın üç erkek çocuğunun
en büyüğü. İlkokulu Petkim İlkokulu‘nda, Ortaokulu Yarımca Lisesinde okudu. Lise eğitimini Maltepe
Askeri Lisesinde 22. Dönem mezunu olarak tamamladı.Üniversite eğitimini O.D.T.Ü Makina Mühendisliği bölümünde tamamlayarak 1991 yılında mezun oldu.1995 yılında Toyota / Adapazarı Fabrikası’nda mühendis olarak işe başladı. Bu dönemde Satınalma bölümünde çalıştı, Otomotiv yan sanayilerinin performanslarını artırmak ve firmaları geliştirmek için uğraştı.
2005 yılında Toyota’nın Belçika’da bulunan, bütün Avrupa operasyonlarının yönetildiği Genel
Müdürlüğündeki Ar-Ge bölümüne transfer oldu. Burada Araç Gövde Tasarımdan sorumlu olan
bölümde 2014 yılına kadar da Genel Müdürlük görevinde yer aldı.
2015 yılında Direktör seviyesine terfi ettikten sonra, tüm tasarımı ve mühendisligi ilk defa Avrupa’da
gerçekleştirilen Avensis modelinin yöneticiliğini yaptı.
Son olarak 2020’de Ar-Ge bölümünde Araç Tasarımı ve Geliştirilmesinden sorumlu bölüme Başkan
Yardımcısı olarak atandı.
31.08.2022 de yakalanmış olduğu amansız hastalığına yenik düşerek Belçika’da vefat etti.
Can Selçuk AVCI (1971 – 1998)

Doğumundan önce, 1971 senesinde, ağabeyinin geçirdiği elim bir hastalık sonucu vefat etmesiyle ailenin ikinci çocuğu olarak Ankara’da dünyaya geldi. Maalesef, küçük yaşta babasını kaybetti. İlk, orta ve lise eğitimini TED Ankara Koleji Vakfı Özel Koleji’nde tamamladıktan sonra, 1987 yılında Orta Doğu Teknik Üniversitesi Makina Mühendisliği bölümüne girdi.
1992 yılında mezun olduktan sonra, Mesa İ
malat A.Ş.’de tasarım mühendisi olarak işe başladı. 1995 yılında Orta Doğu Teknik Üniversitesi Makina Mühendisliği bölümünde, “Bilgisayar Destekli Tünel Kalıp Tasarım Programı” konulu yüksek lisans tezini tamamladı. Bu çalışması, çalıştığı şirketinin imalat kapasitesini birkaç misli artırmasında yeni bir yöntem sağladı.
Yüksek lisans sonrası askerliğini tamamladıktan sonra iş hayatına kaldığı yerden devam etti. Ancak 28 Nisan 1998 tarihinde, rahatsızlanarak aramızdan ayrıldı.
Alpar Kılınç (1969-1995)


Alpar, 25 Aralık 1969’da Erzurum’da doğdu. Çocukluğu Ankara ve Brüksel’de geçti. Ortaokulu bitirdikten sonra Galatasaray Lisesi’nde okudu. 1987’de ODTÜ Makina Mühendisliği Bölümü’ne girdi ve 1991’de mezun oldu. Aynı yıl ODTÜ’de Robot Tekniği üzerine yüksek lisans çalışmalarına başladı ve 1994’te Belçika’da tamamladı.
Galatasaray Lisesi’nde okuduğu bir kitaptan etkilenerek Go oyununa ilgi duymaya başladı. 1988’de ODTÜ Go Kulübü’nü kurdu ve Türk-Japon Dostluk Derneği’nde Go oyununu tanıttı ve öğretti. 1992’de “Go Dünyanın En Büyüleyici Oyunu” adlı bir kitap yayınladı. 1994’te Go Oyuncuları Derneği’nin kurulmasına öncülük etti ve derneğin ilk yayını olan TAŞLI YOL dergisini çıkardı. ODTÜ Alpar Kılınç Go Topluluğu, anısını yaşatmaktadır.
Akademik olarak başarılı bir öğrenci olan Alpar, yüksek lisans teziyle 1994-95 Akademik Yılı Tez Ödülü’nü kazandı. Uzak Doğu kültürü, felsefesi ve Zen Budizm’i ile ilgilendi, Uzak Doğu sporlarıyla uğraştı. Zamanını verimli kullanan Alpar, son yıllarında gitar çalmaya da vakit ayırdı. Gitar ve Go, hayatının önemli bir parçasıydı. Ne yazık ki, 8 Ocak 1995’te bir trafik kazasında hayatını kaybetti.
Cem Kendi (1969-1995)

31 Mayıs 1969’da Ankara’da doğdu. Anne ve babası akademisyendi.
Annesi Engin ve babası Sezer Kendi’nin ilk çocuklarıydı Cem. Önceleri büyükannelerin, büyük babaların sevgisiyle sarmalandı. Bir de Naniye vardı ona bakan, her dediğini yapan dadısı.
Sonra çok istediği kardeşi Can dünyaya geldi. Onu çok sevdi, korudu, kolladı, yetişkin bir insan gibi kardeşi ile ilgilendi ve çok iyi iki arkadaş oldular…
Teğmen Kalmaz İlkokulu’nda başlayarak öğrenim hayatı süresince örnek bir çocuk, başarılı bir genç ve erdemli bir yetişkin olarak anıldı. İlkokul öğretmeni Nurhayat Altuntek’di. Ailesi tarafından özenle yetiştirilen Cem Kendi; kişiliğinde var olan iyilik, doğruluk, dürüstlük gibi özelliklerini bu süreçte okulunun, öğretmeninin ve arkadaşlarının katkısı ile pekiştirdi.
Orta öğrenimini 1987’de Ankara Atatürk Anadolu Lisesi’nde başarı ile tamamladı.
Aynı yıl ODTÜ Makina Mühendisliği Bölümü’ne girdi. 1991’de bitirdiği bu bölümün ardından aynı yıl yine ODTÜ’de “Design and Production of a Mobile Robot Prototype as a Technology Demonstrator” konusunda Master çalışmalarına başladı.
Bu çalışmada bir gezer robotun teknoloji gösterimi niteliğindeki işlevsel tasarımı yapılmış ve ilk örneği üretilmişti. Bu robotun önceden derlenmiş bir harita üzerindeki en kısa uzaklığa sahip yolu izlemesi amaçlanmıştı. Robotun ziyaret edeceği istasyonları ve bunların arasındaki yolları kapsayan haritayı oluşturmak amacıyla bir benzetim programı, robota kumanda eden yazılım olarak da bir kontrol programı geliştirilmişti. Cem Kendi, Eylül 1994’de tamamladığı bu çalışma ile MSc / Master derecesini almıştı.
Arkadaşları onu çok sevdiler ve pozitif nitelikleri ile hep andılar. Beyefendi dediler ona, Makina Bölümü’nün en zorlu gecelerinin sabahında bile bu kadar kibar olunabilir mi dediler…
İtalyanca öğrenme sevdasını, klasik müzik tutkusunu, koro çalışmalarını ve ODTÜ korosunun bu vaz geçilmez bas sesini sevgi ve özlemle andılar. Titizdi, düzenliydi, fotoğraf arşivlerini, başa sarılmış kasetlerini hiç unutmadı arkadaşları…
Öte yandan, sakin bir yapısı vardı ve çevresine huzur saçardı, sabırlıydı. Eşsiz bir espri anlayışı vardı; kimisi “o bir pırlantadır” dedi, kimi dostları “hayır onun için su gibi” demeliyiz dediler… Sabreder ama vazgeçmez, ertelemez, üşenmezdi…
Kendi deyimiyle “Cem Bey” olmak istemezdi, olmadı da…
08 Ocak 1995 gecesinin ilk saatlerinde geçirdiği trafik kazasında çok sevdiği arkadaşları Alpar Kılınç ve Funda Kahveci ile birlikte hayata veda etti.
“…and so castles made of sand melt into the sea, eventually… Jimi Hendrix”
